31 Ağustos 2009
Röportaj
Alpa: Balkan Kolejinde Eğitim, Öğretimin Önündedir
Balkan Koleji sahibi ve kurucusu Erdoğan Alpa, Bizde eğitim, öğretimin önündedir diyerek öğrencilerini önce insan olarak yetiştirmeye çalıştığını anlattı. Bunun yanı sıra Alpa, eğitimdeki sorunlara da değindi.

Silivri'nin ilk özel eğitim öğretim kurumu Balkan Koleji sahibi ve kurucu Erdoğan Alpa gazetemize sunduğu değerlendirmede eğitim alanındaki sıkıntıları açıkladı, öğrencilerin başarı oranını değerlendirdi ve kurumunun özelliğini açıkladı:

ALPA: SİZLER NASILSANIZ

SİZİ İDARE EDENLER DE ÖYLEDİR

"Bizde eğitim öğretimin önündedir. Bir Fransız Siyaset Bilimci, "Her toplum layık olduğu idareyi bulur." diyor. Hz. Muhammed, 'Sizler nasılsanız sizi idare edenler de öyledir" diyor. Ülkemizden şikayet ediyoruz, özellikle bizi idare edenlerden herkes şikayetçi. Ama bu insanlar aramızdan çıktı. Onun için bu söz çok doğru. Hepimiz vatanımızı seviyoruz. Kendimize göre bir takım nedenler üretiyoruz. Hâlbuki öyle değil. Türkiye'nin eğitim yaşı ortalaması dört onda iki. Yani sen on sene okumuşsun, ben beş sene, ötekisi hiç okumamış, bölüyorsun dört onda iki çıkıyor. Dört onda ikilik bir kitle, yani bizzat biz kendimiz problemiz. Bu kitle yanlış parti seçiyor, hanımını yanlış seçiyor, çocuğunu yanlış okula gönderiyor. Dünyada eğitim yaşı ortalaması sekiz ve üstü olan bir ülke gösteremezsiniz ki demokratik hukuk devleti olmasın ve kalkınmamış olsun. Demek ki temel sorun bu dört onda ikide yani eğitimimizin sekizin altında kalmasında. Dolayısıyla halk eğitim düzeyi düşük olduğu için her şeyi yanlış yapıyor. Çabuk kandırılıyor, çabuk kandırıyor. Yanlışlık eğitimsiz insanlarda. Mesela Silivri'ye İbrahim Tatlıses gelse herhalde 5-10 bin kişi toplanır, Devlet Klasik Türk Müziği konserine 5-10 kişi gelir. Klasik Türk Müziği Tatlıses'inkinden daha mı kötü? Hayır. Biz kötüyü seçiyoruz. Öyle bir çizgimiz yok. 8 yılın altındayız.

Çocuğumuzun okulunu seçerken bile yanlış yapıyoruz. Gidip görmeden, komşumuzun anlattıklarına dayanarak okul seçiyoruz.

 EĞİTİM ALANINDAKİ SIKINTILAR

Ulusal gazetelerde anlı şanlı özel okulların çarşaf çarşaf ilanlar yayınlanıyor. İlanda şöyle yazıyor; "48 tane öğrencimiz ÖSS'de yüzde 100 başarı sağladı." ÖSS'de 145 (iki yıllık), 165 (dört yıllık) puan alındığı vakit sanal anlamda buna başarı diyebilirsiniz. Bu puanlarla giriliyor mu girilmiyor mu o da belli değil. "Okulumuz 48 öğrencisinden 44 tanesi yerleşti" diyor. 44 tane yerleştirmenin 40 tanesi özel üniversite. Başarım, "Yüzde 90" diyor. Peki özel üniversiteler açılmasaydı bu 44 öğrenciden 40'ı girememişti. O zaman da başarısı yüzde 1 olacaktı. Peki bu başarıyı yüzde 90 diyor. Özel üniversiteyi ben kötülemiyorum ama oradaki puan ötekini tutmuyor ki. Herkes özel üniversiteye de gidemiyor. Bendeki öğrenci 250 puanla hiç bir yere giremiyor oluyor. Böyle bir şeyi okul sahiplerinin yapması çok üzücü. 

Birçok okul dershanelerle anlaşıp dershanelerdeki en çalışkan çocuğu alıp bedava okutuyor. Ailesine de para veriyor. Bir başka okul, 'Biz 8. ve 12. sınıflarımıza dışarıdan öğrenci alan okullardan değiliz' diyor. Bir okulcu bunu kamuoyuna duyuruyor! Kepazelik. Başarılı öğrenciyi alıp kendi öğrenciymiş gibi lanse ediyor. Etik olmayan davranışlar bunlar. Özel Okullar Birliğimizin Başkanı bu konuda uyardı.

Zaman zaman bana başarılı öğrencileri okutmam için talep geliyor. Başarılıysa okutmam diyorum, fakirse okuturum. Öyle çocuklar var ki devlet okulunda da okusa özel okulda da okusa başarılı.

Bu anlattıklarımın hiç birine biz tenezzül etmedik. Okulumuzda 12 tane fakir öğrenci okutuyoruz. 340 kişilik okuluz, 200 öğrencimiz var. Sürekli zarar ediyoruz. Türkiye realitesine bakın, mesela cemaat okulu var bizden daha kalabalık. Neden? Çünkü buluyor, buluşturuyor, İstanbul'dan gidip geliyorlar. Bunda doğru ve yanlışı ayırt edebilmemiz için önümüzde 35 yıl var.

"BİLEN İNSANA EĞİTİM,

ÖĞRETİMDEN DAHA ÖNEMLİ"

Okullardan eğitimin yanında öğretim verilir. Öğretim başkadır eğitim başkadır. Eğitim; adam gibi adam olmak, oturup kalkmasını bilecek, çevresiyle barışık olacak. Bizim velilerimiz hep öğrencinin notuna odaklanır, başka bir öğrencinin notuyla kıyaslar. Bilen insana eğitim, öğretimden daha önemlidir. Öğretimle evinde çalışarak uzaktan üniversite bitiriyorsun. Ama eğitim ancak toplum içinde alınır.

"ÖNCE İNSAN OLACAK,

TABİ Kİ BAŞARILI DA OLACAK"

Çocukları at yarışında koşturur gibi hafta için okul, hafta sonu dershaneye gönderiyorlar. Oyun zamanları olmuyor. Herhangi bir hobi sahibi olamıyorlar. Bunda hem velilerin hem sistemin yanlışlığı ortada. OKS'yi kaldırdılar bu sefer 3 tane SBS sınavı koydular. Çocukların üzerinde velilerin de baskısı çok fazla. Bırakın da çocuk hukuk okumasın ama hayatı boyunca mutlu olsun. Biz diyoruz ki önce insan olacak, tabi ki başarılı da olacak.

"ÖĞRENCİ KALİTESİ DÜŞTÜ"

Toplum, kurumlar, bürokrasi nezlinde Türkiye'nin bir sürü yarası, sıkıntısı var. Eğitim de bunların bir örneği. Türkiye'de öğrenci kalitesi düşüyor. 17 senelik okuluz, 13 senedir mezun veriyoruz. Son dört senede lise birincilerimizin çoğu özel okula veya iki yıllık okula gitti. Ondan evvelkilere bakıyorsunuz Hukuk Fakültesini, Bilgisayar Mühendisliğini kazanan öğrencimiz var. Şu anda İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Doçent Bilgisayar hocamız var. Hukuk Fakültesi'nde hocamız var. Ben on sene evvel daha da acemiydim. Nasıl oluyor da o dönemde öğrencilerimiz daha başarılıydı. Biz aynı kişileriz, değişmedik. Niye başarı son zamanda düştü? Öğrencinin kalitesi düştü. Çalışmıyorlar, hiç bir hedefleri yok. Bütün Türkiye'de başarı oranı düşüyor, bizde de düşüyor. Ama biz saklamıyoruz söylüyoruz. Sebebini de söylüyoruz. Diğer okullar maalesef onu kamufle etmek için yalan yanlış ilanlar asıyor.

"BİZDE EĞİTİM,

ÖĞRETİMİN ÖNÜNDEDİR"

Hukuk hayatımda kazandıklarımı buraya yatırdım. Burası bir eğitim kurumu olmasaydı çoktan kapatırdım. Her şeye rağmen çok keyifli bir iş. Kendi düşünceme göre şimdiye kadar 190 tane mezun vermişiz üniversiteden. Bunların içinden ikisini ben kendi kafamda yetiştirmişsem bu memlekete bir faydadır diye düşünüyorum. Bizde eğitim öğretimin önündedir. Bakanlığın ismi de Milli Eğitim Bakanlığı. Mesela biz her ay muhakkak kendi alanında ünlü, şair, edebiyatçı, yazar getiririz. Niye? Çocuklar bunu görsün ve imrensin diye. Hiç bir okul bunu yapmaz. Çocuklarımıza Ebru, minyatür, mozaik çalıştırıyoruz. Yağlı boya resimleri ve her türlü tarihi eserlerle okul duvarlarımızı süsledik. Öğrencilerimize bu tür güzellikleri okulda aşılamayı hedefliyoruz. Çocukların bir hobi edinmesi, tarih, sanat ve dünya görüşüne katkı sunmak için elimizden geleni yapıyoruz."

ANA OKULU BÖLÜMÜNDE

YENİ DÜZEN

Sohbetimiz sonrası okulu gezdiren Kurucu Erdoğan Alpa, anaokulu bölümünün yeni düzenlenmiş halini de gösterdi. Okulun her köşesinde büyük emekler verilerek öğrencilere yönelik aydınlatıcı, sanat, kültür ve bilgi dolu çalışmaların yapıldığı dikkat çekti.   Renginar M. SALİ

Okunma : 2282 Yorum : 0
YORUMLAR
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapmak için tıklayın
Resmi İlanlar Banner