23 Ekim 2009
Güncel
Kum Ocakları İsyanda
Kum ocakları İSYANDA

*** Silivri Bölgesi'nde faaliyet gösteren 18 kum ocağı sahibi adına gazetemize özel açıklamalarda bulunan Mert Kum'un sahibi Doğan Erbektaş, Trakya ve İstanbul'a kum taşıyan kamyonlarının

güzergahında yapılan değişiklik konusunda isyanlarını dile getirdi.

*** Yapılan değişikliğin bölge işletmelerine aylık 1 Milyon Dolar zararı olduğunu anlatan Erbektaş, yetkililerden destek beklentilerini ifade ederken, "Eski yerel yönetimin bizi cezalandırdığını düşünüyoruz" diyerek çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı.

Büyük ve Küçük Sinekli'den kamyonlarının geçişlerinin engellenmesiyle bölgede faaliyet gösteren kum ocaklarının büyük maddi kayıplara uğratıldığını ifade eden Mert Kum'un sahibi Doğan Erbektaş, "Biz adalet istiyoruz" dedi. Devlete karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiklerini 18 kum ocağı sahibi adına konuşarak ifade eden Erbektaş, "Mağduriyetimizin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Biz vergisini ödeyen, istihdam sağlayan ve bu ülkenin ekonomisine katkı sunan işletmeleriz. Bizden isteneni yerine getiriyoruz devlet de bize elini uzatsın. Yetkililer sıkıntılarımızı çözüme kavuşturmak için sesimizi duysun" dedi.

"DERDİMİZİ ANLATTIK,

ÇARE BULUNMADI"

Erbektaş, yaşadıkları sıkıntıları ve beklentilerini şöyle aktardı:

"Silivri kum ocağı bölgelerinde Beyciler, Büyük Kılıçlı, Sinekli'de bulunan 18 kum ocağı adına konuşuyorum adım Doğan Erbektaş. Ben de kum ocağı sahibiyim. Bir takım sorunlarımız var. Bunları randevu alarak gerekli devlet yetkililerine paylaştık ama hiçbir çözüm bulamadık. Başbakanlık, Enerji ve Sanayi Bakanlığı'na dahi dilekçe verdik. Derdimizi kamuoyuyla paylaşmak için de sıkıntılarımızı basına anlatmayı uygun bulduk.

"GÜZERGAH DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİYLE

AYLIK 1 MİLYON DOLAR ZARARIMIZ VAR"

1975-80 yılından bu yana, yaklaşık 30 yıldır İstanbul ve Trakya'nın kum ihtiyacını karşılayan kum ocaklarıyız. Deniz kumu demirin özelliğini bozduğu için, nakliyesi de uygun, kaçak olarak kullandırılıyor. Bunu da göz önünde bulundurarak bizler buradaki tesislerimizi büyüterek ve genişleterek İstanbul'un kum ihtiyacını karşılamak için çalışıyoruz.

Son 6 aydır bizim güzergahımızı değiştirdiler. Bundan dolayı üretim, nakliye, yedek parça ve mazot maliyetlerimiz arttı. Bu güzergah sorunu yüzünden 18 kum ocağı burada aylık 1 Milyon Dolar fazla mazot yakıyor. Bu durumda tamamen dişimizi sıkarak çalışıp kazandığımız paranın yurtdışına petrol tüccarlarına boş yere gitmesine neden oluyor. Çalıştığımız araçların yüzde 80 yabancı menşeli; Man, Volvo, Mercedes. Yedek parça giderleri yüzde 300 arttı. 500 Bin Dolar aylık yedek parça giderimiz var. Yedek parçalarımız yurt dışından Dolar ve Euro ile alınan mallar.

"ZAMAN, ÜRETİM VE

İSTİHDAM KAYBIMIZ VAR"

Zaman ve üretim kaybımız meydana geldi. Kamyon seferlerimiz düştü. Normalde 1000 ton üreten bir ocak 500 tona düşünce, maliyetleri kurtarmadı bunun üzerine işçi çıkartmak zorunda kaldık. 3 Bin kişi çalışıyordu bu bölgede dolaylı ve doğrudan tornacısı, yedek parçacısı, tamircisi, nakliyecisi, kamyoncusu vesaire. Bin kişi işten çıkardık. Çıkartmaya da devam edeceğiz. İşten çıkarttığımız bin kişi Silivri ve köylerinde kahvelerde boş oturuyor. Ülkemizin de içinde bulunduğu kriz ortamında bizim sorunlarımız uyduruk gerekçelerle, ayakları yere basmayan, derdimizi, sorunlarımızı dinlemeden ilgisizce adeta bize "Buradan gidin" diyorlar.

"DEVLET YETKİLİLİLERİ

DERDİMİZLE İLGİLENMEDİ"

Silivri Kaymakamı'na gittik derdimizi anlattık. Kaymakam Bey bize sadece çay içirdi hiç bir şekilde derdimizle ilgilenmedi buradan da kendisine sitem ediyoruz. Bizim çalışma ortamımız ve verdiğimiz emeği gelip yerinde görmesini istiyoruz. Kendi gözleriyle görürse koşullarımızı belki bize yardım etmek için biraz çabalar. İlk görüşmemizden sonra iki defa daha kendisini ziyaret etmek istedik randevu da vermedi.

Jandarma Komutanı, Kara Yolları yetkilileri olsun bunlardan da sorunlarımız ile ilgilenen çıkmadı.

"30 YILDIR

MEYDANA

GELMEYEN CAN VE

MAL KAYBI ŞİMDİ

NASIL TEHLİKEYE

GİRDİ!?"

Yolumuzun değiştirilme nedeni güzergahımız üzerinde iki köy var. Büyük ve Küçük Kılıçlı. Alipaşa sanayi bölgesi olduğu için kamyonlar zaten rahat girip çıkıyor. Bize yapılan açıklamada Büyük Kılıçlı ve Küçük Kılıçlı köylerinde halkın can ve mal güvenliği olmadığı için güzergahımızın değiştirildiğini söylüyorlar. Kum ocakları bölgede 30 yıldır hizmet veriyor ve bir kere bile ölümlü kaza olmamış, ciddi bir trafik kazası olmamış. Bu durum da 'can güvenliği' gerekçesiyle yolumuzun kesilmesinin gereksiz olduğunu gösteriyor.

"YOLUMUZ ARSA SPEKÜLATÖRLERİ

YÜZÜNDEN KAPATILDI"

Bize göre yolun kesilmesinin tek nedeni; köylerdeki şikayetçi olan muhtarların emlak işi yapması. Rant peşinde koşan, arsa spekülasyonları yapan birkaç kişinin hizmetinde çalışıyorlar. Gürültülü bir güzergah olunca arsa fiyatları düşecek endişesiyle hareket edildi. Kamyonlar buradan sevkıyat yapmazsa arsaların prim yapacağını kendi ceplerine girecek 5-10 Bin TL'leri düşünüyorlar. Devlet yetkilileri de muhtar özelliği taşıdığı için bunları ciddiye alıyor.

Bizim aylık kaybımız 2 Milyon Dolar. İki köyü üst üste toplasanız ekonomiye 100 Bin Dolar dahi katkıları yoktur. Biz SSK'ya, Maliye'ye, mazot ve ormanlara, Özel İdare'ye yüzde 40'a yakın vergi vermekteyiz. Biz bir ruhsatı 500 Bin TL'ye alıyoruz. 30 ruhsat var bölgede, 15 Milyon TL tutuyor devlete ödediğimiz ruhsat ücreti. Üretimimizin yüzde 10'nu Enerji Bakanlığımızın veriyoruz satış fişleri karşısında. Bunun dışında satış yapamıyoruz. Kantardan çıkan satışın yüzde 10'nu devlete veriyoruz. Dolayısıyla devlet yüzde 10 bizim ortağımız.

"ÜLKEMİZİ SEVİYORUZ, BURADA

ÜRETİM VE İŞ YAPMAK İSTİYORUZ"

Başbakanımız Tayyip Erdoğan'ın seçildiği günden bu yana tekrarladığı bir anlayışı var; "Benim sanayicim, yatırımcıma kim engel olursa karşısında beni bulur. Bu ülke için kim bir çivi çakıyorsa başımın üstünde yeri var" diye. Biz Başbakanımızın bu sözlerine güvenerek yatırımlarımızı arttırdık. Dünyada baş gösteren kriz ile birlikte devlet yetkililerimizden destek ve ilgi beklerken, aksine adeta "Kapatın tesislerinizi" derecesine hareketlere mağruz kalıyoruz.

Arkadaşlarımız Ulucan Beton, Çakıllar İnşaat burada tesislerini kapatarak Bulgaristan, Nijerya, Gürcistan'a taşındı. Bu gidişle bizler de buradaki tesislerimizi kapatarak, vergilerin, elektrik, iş gücü ücretlerinin daha düşük olduğu, devletin üreticinin yanında olduğuna inandığımız yerlere gitmek zorunda kalacağız. İstihdam ettiğimiz 3 bin kişi işsiz kalınca, devlet de bunlara Milyonlarca lira harcama yapmak zorunda kalacak. Ülkemizi seviyoruz, güveniyoruz, burada askerlik yaptık burada çalışmak, üretmek istiyoruz. İstanbul birinci derece deprem bölgesi ve biz burada birinci kalite kum üretiyoruz. Destek bekliyoruz aksi taktirde beş altı arkadaşımız gitti, biz de tesislerimizi kapatıp gideceğiz.

"ESKİ BELEDİYE

YÖNETİMİNİN BİZİ

CEZALANDIRDIĞINI

DÜŞÜNÜYORUZ"

Seçimlerden önce belediye başkan yardımcıları bize haber gönderdi, fiilen de geldi. Ocaklardan katkı payı talep ettiler. Ocak başı yaklaşık olarak 200 Bin TL istediler bizden. Bu kadar parayı ödeyemeyeceğimizi söyledik. Daha sonra aynı arkadaşlar meblağayı düşürdüler, "30 Bin verin" dediler. Vereceğimiz paranın ne şekilde değerlendirileceği ve makbuz karşılığında vereceğimizi söylememiz üzerine anlaşmazlık çıktı. Belediyede çalışan eski idareci arkadaşlar, "Bu yardımı yapmazsanız cezasını siz çekersiniz" diye söylediler. Biraz da tehdit vari. Cezamızı da yolumuzu kapatarak çektirdiklerini düşünüyorlar ve biz de çekiyoruz.

"UKM YETKİLİLERİ ALDIĞI

KARARIN FARKINDA DEĞİL"

Yolumuz bir iki muhtarın halkı ayaklandırması sonucu oluşan kamuoyu neticesinde İBB Ulaştırma Koordinasyon Merkezi'nin kararıyla kapatıldı. Bu karara imza atan 30 kişiden bölgedeki durumu bilen tek kişi olduğunu düşünüyoruz. Yolumuzun kapatılması ile ilgili karara imza atan insanların neye karar verdiklerini bildiklerini sanmıyoruz. Özel İdare bizden ruhsat parası alırken, yolumuzu keseceğini söyleseydi kimse o ruhsatları almazdı.

"BİZİ YÖNLENDİRDİKLERİ

YOLDAN DEĞİL KAMYON,

AT ARABASI GEÇEMEZ"

Güzergahımız değişirken, belirlenen hatta alt yapı çalışmalarının yapıldığı bildirilmiş raporlarla UKM'ye. O yoldan bırakın kamyon geçmesini köylünün at arabası bile geçemez. Sözde bu yol yapıldıktan sonra güzergahımız değişecekti ama yapılmadı. Bizim şu anda en az 100 aracımız sanayide tamirde yatıyor. Kullanmak zorunda bırakıldığımız yolun durumunu da bilir kişilerle tespit ettirerek mahkemeye verdik ayrıca. İnşallah devlet yetkililerimiz, büyüklerimiz yapılan yanlışı bir an önce görür de yolumuzu açarlar. Yolumuzu kapatırken bize sormadılar bile. En azından fikrimizi almaları gerekirdi. Bilgimize başvurabilirlerdi.

"ADALET VE EŞİTLİK BEKLİYORUZ"

İstanbul'da kum ve kömür çıkartılan altı bölge var Şile, Gebze, Çatalca, Kumburgaz, Terkos, buradan çıkan malzeme 50 köyden geçiyor ama bu köy yollarının hiçbiri kapatılmıyor kamyonlara. Bir karar alıyorsa devlet tüm bölgeler için aynı olmalı. Bizim günahımız ne?!

Çok büyük bir sıkıntımız var. Vergilerimizi ödeyemiyoruz, uygulanan faizler çok yüksek.

UKM Başkanı Mehmet Pektaş'tan rica ediyoruz, yeniden bir heyet kurulsun, gerekli incelemeleri yerinde gerçekleştirsinler. Bizi bu sıkıntıdan bizi kurtarsınlar. İşten çıkarttığımız insanlardan ikisi Silivri'de hırsızlık yaparken yakalanmış. Belki çalışsaydılar bu duruma düşmeyeceklerdi. Devletin koyduğu yasalara uyarak çalışıyoruz. 11 tane kuruma hesap veriyoruz; Silivri Belediyesi, İBB, Orman Müdürlüğü'ne, Valilik, Kaymakamlık vb. Bir sürü yasa çıkıyor kimse bize tebliği etmiyor ancak ceza kesmeye geldiklerinde öğreniyoruz. İnşallah devlet yetkililerimiz Başbakanımız, Bakanlar, Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanımız sesimizi duyar, sıkıntılarımızı ortadan kaldıracak gerekli düzenlemeyi gerçekleştirirler."    Engin Akın

Okunma : 1929 Yorum : 1
YORUMLAR
kadir özdemir
18-08-2013 19:10
Yazınızı çok begendim bende gelibolu bölgesinde inşaat işi ile uraşıorum 2 aydır kum fiyatları ve normal olarak bizim fiyatlarımızı yükselmekte iş yapmakta sıkıntı çekiyorum.Şirketim istanbulda beta insaat yardımlarınızı beklerim.Tel 0532 275 17 99
Resmi İlanlar Banner